Abdullah Bin Abbas.pdf

Abdullah Bin Abbas

Hilal Çelikkol Kara


Abdullah (r.a.), Medineye hicret ettikten sonra Sevgili Peygamberimizin gözde öğrencilerinden biri olmuştu. Çok kısa bir sürede uzun sureleri ezberledi ve Efendimize dinletti. Daha sonra bunu: Allah Resulünün (a.s.m.) zamanında, on iki yaşındayken mufassal sureleri ezberleyip okudum sözleriyle anlattı. Allah Resulü (a.s.m.), torunları gibi Abdullahı da çok severdi. Kucağına oturtarak başını okşar, Sen ne güzel Kuran Tercümanısın buyururdu. Bir seferinde de elini başına koyarak Allahım ona hikmet ver! Ona tevili öğret diye dua etmiş, sonra elini göğsünün üzerine koyarak: Allahım onun içini hikmet ve ilimle doldur. Onu ölünceye kadar bu ümmetin âlimi yap buyurmuştu. Sevgili Peygamberimizin özel duasına ulaşan Abdullah bin Abbas, Kuran-ı Kerimi en iyi bilen, anlayan ve anlatan büyük bir âlim olarak tarihe geçti.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 96

Baskı Yılı: 2008


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 61

Baskı Yılı: 2008


Dili: Türkçe
Yayınevi: Nesil Çocuk Yayınları

Abdullah bin Abbâs, Resûlullahın duâsı bereketiyle, ilimde çok yüksek derecelere ulaştı. Abdullah bin Abbâs, Resûlullahın abdest suyunu hazırlar, birlikte namaz kılarlardı.

9.87 MB Dosya boyutu
9789752695160 ISBN

Teknoloji

PC e Mac

E-Kitabı indirdikten hemen sonra tarayıcınızda "Şimdi Oku" aracılığıyla veya ücretsiz Adobe Digital Editions okuma yazılımıyla okuyun.

iOS & Android

Tabletler ve akıllı telefonlar için: ücretsiz tolino okuyucu uygulamamız

eBook Reader

EKitabı doğrudan www.ristorantelafamiglia.com.au mağazasındaki okuyucuya indirin veya ücretsiz Sony READER FOR PC / Mac veya Adobe Digital Editions yazılımıyla aktarın.

Reader

Otomatik senkronizasyondan sonra, okuyucuda e-Kitapları açın veya ücretsiz Adobe Digital Editions yazılımını kullanarak tolino cihazınıza manuel olarak aktarın.

Güncel Notlar

avatar
ACAR YALÇIN

Abdullah bin Abbas'ın (r.a.) ders halkası meşhurdu. Onun sohbet meclisleri zengin ve bereketliydi. Bir seferinde Zeyd bin Sabit ata binerken orada bulunan Hz. Abdullah, atın üzengisini tuttu. Abdullah Bin Abbâs Tefsîr âlimlerinin şâhı. Resûlullah efendimiz Mekke'de iken, Abdullah ibni Abbâs'ın annesine buyurmuştu ki: - Senin bir oğlun olacak. Doğduğu zaman bana getir!

avatar
KORKMAZ YAVUZ

Bu hususta yılmadan usanmadan gayret gösterdi. Neticede İbni Abbas (r.a.) ilmin en yüce mertebelerine çıktı. Abdullah bin Abbas'ın (r.a.) ders halkası meşhurdu. Abbâsî devletinin başına çok halîfeler geldi. Bunların hepsi, Abdullah bin Abbâs'ın soyundan oldu. Abdullah bin Abbâs, Resûlullahın duası bereketiyle, ilimde çok. yüksek derecelere ulaştı.

avatar
DOĞAN KARA

Abdullah Bin Abbas, dinde derin, anlayışta keskin olan o güzel sahabi, hiç birinin bakmadığı yerden meseleye bakar ve der ki: " Bu surede 'İza var nasrullahi ve'l feth ve raeyte'nase yedhulüne fi dinillahi efvace' ifadesinden maksat, Allah Resulü' nün vefatıdır. Çünkü insanlar fevc fevc bu dine girmiş, din kemale ermiş, nimet ... Abdullah bin Abbas tefsir ilminden başka hadis, fıkıh, edebiyat ve sahabenin ihtilaf ettiği konularda ve diğer ilim dallarında mütehassıs idi. Abdullah ibni Mes'ud (radıyallahü anh), Abdullah bin Abbas hakkında; "O Sultan-ül-Müfessirindir." derdi. Abdullah bin Abbas'ın ayrı bir tefsir kitabı yoktur.

avatar
ÖZTÜRK ÖZDEMİR

Babası Abdullah ibni Abbas, Ebu Hüreyre, İbn-i Amr, Abdullah bin Cübeyr, Abdullah bin Mervan bin Hakem’den rivayette bulundu. Kendisinden de çocukları, Muhammed, İsa, Süleyman ve Minhal bin Amr,Sa’d bin İbrahim, Zühri, Habib bin Ebi Sabit, Eban bin Salih ve başkaları rivayette bulunmuştur. Az hadis-i şerif rivayet etmiştir.

avatar
ÇELİK YILDIRIM

Abdullah bin Abbas’ın (r.a.) ders halkası meşhurdu. Onun sohbet meclisleri zengin ve bereketliydi. Genç ihtiyar herkes katılır, Hz. Abdullah’ın ilminden is­tifade ederdi. Sohbetinin iki hususiyeti vardı: Derin ilim ve takva… Hz. Abdul­lah’ın ilim meclislerinde bu ikisi birleşmişti. İhlasla anlatırdı. Abdullah bin Abbas (Radıyallahu Anhuma) Mekke’nin fethine kadar annesi Ümmü’l-Fadl (Radıyallahu Anha) ile beraber Müslüman olmalarına karşın hicret edemeyip Mekke’de kalmak zorunda kalan mustaz’aflardandı. Mekke’nin fethinden sonra …